Kayıtlar

İçimizdeki Şeytan'dan Bir Kesit

Okuduğumda beni en çok etkileyen, belki de kendimi en çok bulduğum eser olan Sabahattin Ali'nin İçimzdeki Şeytan'ından bir kesit sunmak istiyorum. Bu kesit, beni neden bu kadar etkiledi tam olarak bilmiyorum, sanırım geçmişimize ve günümüze ışık tuttuğunu hissettiğimden olabilir. İyi okumalar. ... "Bu adamlara kızmak bile fazladır, Macide!” dedi. Genç kadın onun kendisine sadece ismiyle hitap ettiğini fark etti. Fakat bunda samimiyetten ziyade bir hoca, bir ağabey edası vardı. Macide bunun daha iyi olduğunu, çünkü Ömer'den başka bir insanın kendisiyle içlidışlı konuşmasına dayanamayacağını hissediyordu. Hatta artık Ömer'i bile istemiyor ve ruhunda böyle tatlı ve okşayıcı hitaplara karşı hassas olan bir taraf bulunmadığını sanıyordu. Bedri devam etti: “Bu adamların hepsi büyük bir tezat ve ikilik içinde çırpınıyorlar. Hiçbiri sırtında taşıdığı ve muhafazaya mecbur olduğu mevki veya paye ile ahenk halinde yaşamıyor. Kafaları, zekâ itibariyle olsun, yarım yamalak...

To a mouse / Bir fareye

Dizelerinde kendimi bulduğum bir şiiri buraya eklemek isterim. Hem orjinalini hem de Türkçe çevirisininin bir kısmını paylaşacağım. Ancak, paylaşmadan önce hikayesinden kısaca bahsetmek isterim. Şiirin adı "to a mouse" / "bir fareye", bu şiir Robert Burns isimli İskoç bir şaire aittir. Robert Burns'un bu şiiri, evini düzeltirken yuvasını yıktığı bir fareye yazmış olduğu söylenmektedir. Steinbeck'in meşhur romanı "fareler ve insanlar" ismini bu şiirden almaktadır. Hikayenin orjinal ismi "of mice and men", tam Türkçe çevirisi ise "farelerin ve insanların"dır fakat Türkçe'ye" fareler ve insanlar" olarak çevrilmiştir, her nedense. Hayatta planları ve hayalleri suya düşen benim gibi birçok insana hitap edeceğini düşündüğüm, belki de hayatta bana hitap ettiğini düşündüğüm birkaç şiirden biri olan bu dizelerde kendinizi bulmanız dileğiyle. To a mouse Small, sleek, cowering, timorous beast, Oh, what panic is in your...

Üç Dil Şiiri

Üzerine fazla yorum yapmadan, ülkemiz gençleri ve yetişkinleri için yol gösterici olması açısından, belki de tek sevdiğim şiir olan Bedri Rahmi EYÜBOĞLU'nun Üç Dil şiirinin sayfamın bir kenarın bulunmasını arzu ediyorum. En azından üç dil bileceksin En azından üç dilde Ana avrat dümdüz gideceksin En azından üç dil bileceksin En azından üç dilde düşünüp rüya göreceksin En azından üç dil Birisi ana dilin Elin ayağın kadar senin Ana sütü gibi tatlı Ana sütü gibi bedava Nenniler, masallar, küfürler de caba Ötekiler yedi kat yabancı Her kelime arslan ağzında Her kelimeyi bir bir dişinle tırnağınla Kök sökercesine söküp çıkartacaksın Her kelimede bir tuğla boyu yükselecek Her kelimede bir kat daha artacaksın En azından üç dil bileceksin En azından üç dilde Canımın içi demesini Kırmızı gülün alı var demesini Nerden ince ise ordan kopsun demesini Atın ölümü arpadan olsun demesini Keçiyi yardan uçuran bir tutam ottur demesini İnsanın insanı sömürmesi Rezilliğin dik alası demesini Ne deme...

Kişisel Gelişim Saçmalığı ve Reçetecilik Üzerine

Bu yazıya başlarken kişisel gelişim konusunun benim de uzun bir süre ilgimi cezbettiğini söylemeden edemeyeceğim. Şimdi burada kitap, yazar vs. ismi vererek kimseye bir cevap hakkının doğmasını istemiyorum bundan dolayı “jenerik” isimler kullanarak örnekler vermeye çalışacağım. Tabi bu verdiğim isimler halihazırda olan eserlerle birtakım benzerlikler taşıyorsa bile bunların yalnızca “tesadüf” olarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu şekilde bir girizgahtan sonra konuya giriş yapmanın tam yeri ve zamanıdır diye düşünüyorum. Bu konu ile alakalı bir uzmanlığım bulunmamasına rağmen bu yazıyı sadece kendi gözlemlerime dayandırarak yazma ihtiyacı hissettim. Sanırım kişisel gelişimin kuluçka yeri olarak Amerika Birleşik Devletleri’ni gösterirsek hata etmiş olmayız. Orada şekillenen ve bir şekilde büyüyen akımlar diğer milletlere de sirayet etmektedir. Sıklıkla şöyle giriş cümleleri ya da kitap isimleri görülmektedir: “mutluluk için 99 sihir”, “kendine güvenmenin 17 yöntemi”, “kişisel geliş...

Tarihi süreç içinde yeraltı kazı makineleri

Resim
İnsanoğlu, var olduğundan beri genel anlamda iki uğraşla meşgul olmuştur. Bu uğraşlar tarım ve madenciliktir. İnsanoğlu yiyecek dışındaki ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla yer küreyi kazmaya başlamıştır. Eski çağlarda insanlar, araç gereç yapımı için madenciliğe başvurmuşlardır ki buna en iyi örnek çakmaktaşı madenciliğidir. İlk çakmaktaşı madenciliği bulguları M.Ö. 400.000 yıllarına dayandığı iddia edilmektedir. Eski insanlar yeryüzünde mostra vermiş olan madenleri kazmışlardır. İnsanoğlu bu dönemlerde metallerin kullanımı hakkında bilgiye sahip değildi ve metal içeren kayaçları da “taş” olarak kullanmışlardır. Metalleri ya da madenleri işleme konusunda bilgi artıkça çağlar kapanıp yeniçağlar açılmıştır. C. Gergory insanlık tarihindeki devirleri 8’e ayırmıştır. Bunlar; eski taş devri, yeni taş devri, bakır devri, bronz devri, demir devri, kömür devri, petrol devri ve uranyum devridir. Eski devirlerde, madenleri kazmak için insanlar doğada buldukları araç gereçlerden faydalanmışla...

Sayfa Hakkında Bilgilendirme

Klasik bir  yutubır  gibi "herkese merhaba" ya da "merhaba arkadaşlar" diyerek söze girmek istemiyorum, ancak sanırım daha yaratıcı bir hitap şekli de şu an aklıma gelmiyor. Yine de ikisi arasında bir seçim yapmam gerekirse "herkese merhaba"yı tercih ederim. Çünkü, "merhaba arkadaşlar" hitabında mantık hatası mevcut, bahse konu olan yayın vb. ürünü izleyen ya da dinleyen herkes sizin arkadaşınız değil. Uzun ve gereksiz bir giriş olduğunun farkındayım ancak, klasik basma kalıplardan oldum olası haz etmemişimdir. Farklı olma gibi de bir çabam yok, yalnızca keyfim nasıl isterse o şekilde hareket etmeyi kendine yol ediniş biriyim, gerisi de zaten önemli değil. Bu blog ya da sayfayı ouşturma sebebim, sosyal-akademik yazılarımı, görüşlerimi ve paylaşımlarımı yayınlayabileceğim bir platform oluşturma isteğimdir. Her ne kadar çok başarılı bir kullanıcı olmasam da sosyal medya platformlarını takip etmekteyim ancak bu mecralardan fazlaca paylaşım yap...

ben KİMİM?

adım serdar yaşar. tevellütüm 1985. itü maden mühendisliği bölümü 2009 mezunuyum. ktü maden mühendisliği bölümünde araştırma görevlisiyim. kazı mekaniği alanında doktora yaptım. aynı alanda 40'a yakın bilimsel makale/tebliğe yazarlık yaptım. araştırma ilgi alanım, kaya mekaniği ve kazı mekaniğidir. bunlara ilave olarak mukavemet ve temel mekanik ile ilgiliyim. iyi derecede ingilizce bilirim. evli ve bir adet tavşana sahibim. taekwondoda birinci dan siyah kuşağa sahibim. aynı dalda istanbul ikinciliğim ve üçüncülüğüm mevcut. satranç oynamayı severim. doğa ve müze gezilerine bayılırım.